| |

Gebze içi ve çevresi
motorlu kurye hizmeti vermekteyiz
Gebze İzmit İstanbul karayolu üzerinde Izmit’e 51 km
uzaklıkta Kocaeli iline bağlı ilçe. Büyük sanayi kuruluşları
yanında Türkiye Bilimsel ve Teknik araştırmalar Kurumu (TÜBITAK-MAM)
ve Gebze Ileri teknoloji Enstitüsünde bulunduğu ilçenin
nüfusu 402.926’ya ulaşmıştır. Kartacalı Komutan Hannibal’ın
mezarı, Arkeolog ressam Osman Hamdi Bey’in Müze – Evi ile
Mimar Sinan’ın eseri Çoban Mustafa Paşa Külliyesi Gebze’nin
önemli tarihi eserlerindendir.
Gebze’de ikinci konut ağırlıklı yerleşim birimlerinden
Darıca – Bayramoğlu, yazlık siteleri ve sahili Gebze’nin
önemli tatil beldelerindendir. Ballıkayalar Tabiat Parkı,
Darıca Bayramoğlu Kuş Cenneti ve Temalı Parkı da ilçenin
doğal güzelliklerini oluşturmaktadır.
Tarihi
Gebze´nin de içinde bulunduğu eski Yunanlılar ve Romalılar´ın
Bitinya (Bithynie) dedikleri coğrafi bölgenin bilinebilen en
eski tarihi,M.Ö XII yüzyıla kadar dayanır.
Bölge özellikle Kocaeli yarım adası,coğrafi konumunun
öneminden dolayı tarihin hemen hemen bütün dönemlerinde
birçok ulusa yurt olmuştur.Asya ile Avrupa kıtaları
arasındaki kıtaların en önemli geçit yeri olan Kocaeli
Yarımadası ya bir çok ulusun yurdu, yada gelip
geçtikleri,medeniyetlerinden izler bıraktığı bir yer
olmuştur.
Bilinen ilk ulus göçü de M.Ö.XII.Yüzyılın başlarındadır.Bu
ulus yunan kökenli Frikler´dir.Boğaz (Bosforos)yolu ile
Anadolu´ya inmişlerdir
XII yüzyıla kadar Trakya´dan İzmit dolaylarına göçler devam
etmiştir.Fakat bu dönemde eski Gebze´nin yerine dair hiç bir
bilgi edinilememiştir.Kısaca antik çağ Gebze´sinin yeri
kesinlikle bilinememektedir.
Bugün Gebze´nin olduğu yerde M.Ö. 281.246 yıllarında kral 1.nicomede´nin
egemelindeki Bitinya krallığı dönemindeki Dakipyza ve
Libyssa adında yerleşmeler vardır.Eski Gebze´nin yerine dair
söylenenler, işte bu tarihlere aittir.Daha eski tarihlere
ait bilgiler ise çelişkilidir.
Bu yerleşim alanlarının araştırmalara konu olmasını en
önemli nedeni ise,ünlü Kartacalı komutan Hannibal´ın krallık
döneminde burada yerleşmiş olmasıdır.
Hannibal zaman harbindeki yenilgisinden sonra ülkesinden ve
Bitinya kralınla iltica etmek zorunda kalmıştır.Bitinya
kralları I.ve II. Prusias´ın savaş danışmanlıklarını
yapmıştır.
II. Prusiasın ihaneti sonucu düşmanın eline eline düşmemek
için intar etmiş ve Lybissa gömülmüştür.
İşte birçok tarihçin ve araştırmacının eski Gebze olduğu
idda edilen bu yeri araştırmasının en büyük nedeni budur.Hannibal´ın
burayı seçmesinin bir çok nedeni vardır.Devamlı izlenme
kuşkusu,nicomedia başkent olduğu için gelenin gidenin çok
olması ve tanınma ihtimalinin fazla olması,yönetime
güvenmemesi bu nedenlerin başlıcalarıdır.
Roma kuvvetlerinden gizlenen Hannibal,korunaklı,kaçışı kolay
ve denizle ilişkili bir yer aramıştır.Sonunda bu özelliklere
haiz libyssayı seçmiştir.
O dönemde libyssa´nın kurulduğu yer,hem denize hem de karaya
hakim bir tepe üzerindedir. Tepenin bulunduğu yer körfezin
en dar yeridir.
Türk Dönemi
1330 yılında Osm anlılarla Bizans arasında yapılan savaştan
sonra Gebze´nin de içinde bulunduğu bölge Osmanlı idaresine
dahil edilmiştir.
Bugünkü Gebze´nin kurucusu Orhan Gazi´dir.Gebze´de kendi
adına damgasını vuran ilk Türk büyüğüdür .Orhan
Gazi,bölgenin imarı ve yaşaması için büyük çabalar
göstermiştir.Bu amaçla işletmeler kurup,onlara vakıflar
tesis etmiştir.
Osmanlıların devlet olma çabaları sırasında,Gebze yine
ordugah yerleşimi olarak kullanılmıştır.
Osmanlı Beyliğinin kurulmasında büyük emekleri geçen
Akçakoca Bey´in oğlu olan İlyas Çelebi de hem Gebze´nin
fethinde hem de kuruluşunda büyük rol oynamıştır.
Gebze Osmanlı imparatorluğunun son yıllarına kadar kimi
zaman İstanbul´a daha çok da Kocaeli´ye bağlı bir kaza
olarak,önemli bir yer niteliğini uzun yıllar korur.1. Dünya
Savaşı‘nda Osmanlı imparatorluğunun yenik düşmesi üzerine
Anadolu ve Trakya´nın birçok yöresi gibi Gebze´de düşman
kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir.
1920 yılında ingilizler´in bölgeyi işgaline,1921 yılının
başlarında yunanlılar da katılmışlardır. Daha sonra Anadolu
içerisinde yenilgiye uğrayan yunan kuvvetleri amaçları
ulaşamamanın üzüntüsü ile geldikleri yoldan geriye
kaçmışlardır.
Bu yıllarda Gebze,Anadolu´nun en dikkate değer yerlerinden
biridir.Türk kuvvetlerinin biraz ilerisinde İngiliz
askerleri bulunmaktaydı.
18-19 Ocak 1923 tarihli Hakimiyeti Milliye-Ankara Gazetesi´nde
Atatürk´ün bölgeyi ve Gebze´yi ziyaret etinden
bahsedilir.Atatürk Gebze´deki askeri birliklerin durumundan
memnun kalarak dönmüştür.İstanbul´un terk edilmesinden sonra
Gebze ve çevresi tamamen emniyet altına alınmıştır.
Cumhuriyet´in ilanına kadar kimi zaman İstanbul,kimi zaman
da Kocaeli´ye bağlı bir kaza olan Gebze,Cumhuriyet´in
ilanından sonra yeni iller kanuna göre il olan İzmit´e
bağlanmıştır.
Tarihi Yerler
1.Sultan Orhan Camii:Gebze´nin batısında yer alan
cami,tahmini olarak 1323-1331 yılları arasında inşa
edilmiştir.Osmanlı mimarisin ilk örneklerinden olan
camiyi,Gebze´nin kurucusu olan Sultan Orhan yaptırmıştır.
2.İlyas Bey camii:İlk defa İlyas Bey tarafından yaptırılan
caminin inşat tarihi kesin olarak bilinmemektedir ancak
Gebze´nin ilk fethedildiği yıllarda (1326) yapılmaya
başlandığı tahmin edilmektedir.İlyas Bey Camii,Osmanlılardan
kalma en eski cami sayılmaktadır.
3.Çoban Mustafa Paşa Cami ve Külliyesi:Cami,yapılar
topluluğunun merkezinde ve Gebze´ye hakim bir mevkide yer
alır.1510 yıllında Çoban Mustafa Paşa tarafından
yaptırılmıştır.Külliyenin yapımının çok önceden planlandığı
ve anonim bir çalışma ile ortaya çıkarıldığı
anlaşılmaktadır.
Paşa mısır bezemelerinden etkilenerek,camisi için taşına
bilir parçaları Kahire´de yaptırmıştır.Darıca iskelesinden
Gebze´ye ulaştırılan süsleme öğeleri mısırlı ustalar
tarafından yerlerine yerleştirilmiştir.
Kare planlı üzeri dört sütunun taşıdığı 24 metre
yüksekliğindeki geniş bir kubbe ile örtülüdür.Duvarları taş
zemin üzerine kesme taş ve muntazam tuğlalarla
örülmüştür.Ayrıca caminin çevresi 2.5 metre yüksekliğinde
oldukça kalın duvarlarla çevrilidir.Her cephesinde bir tane
olmak üzere dört giriş kapısı vardır.Mihrap ve duvarları
kufi yazılarla süslenerek renk düzeni görkemli Türk çinileri
ile sağlanmıştır.
Bazı araştırmacılar,bu görkemli camin de bulunduğu
külliyenin planının Mimar Sinan´a çizdirildiğini,baş kalfası
Hüseyin Ağa´ya da inşa ettirildiğini ileri sürmüştür.Evliya
Çelebi Seyahatnamesi´nde ise Çoban Mustafa Paşa Camisi´nin
Mimar Sinan´ın baş halifesi Hüseyin Kalfa´nın yaptığından
bahsedilmektedir.
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi; cami,medrese,bimarhane,kütüphane,han,hamam,kervansaray,paşa
odaları,tekke,arşiv,hela,su kuyusu,şadırvan ve bir türbeden
oluşmaktadır.
4. Merdivenli Cami (Karabakkal Mescidi): 15. yüzyıl
başlarında inşa edilen cami üç katlı olup üzeri kiremitle
kaplı bir cami çatı ile örtülüdür.Tek minareli ve tek
şerefelidir.
5. Cuma Camii: Gebze´ye 20 km mesafede bulunan Cumaköy´de
16. yüzyılda yaptırılmıştır.Cami kare planlı olup,tek katlı
ve üzeri çatı ile örtülmüştür.
6. Pertev Paşa Camii: Yerli cami olarak da tanınan bu cami
1785 tarihinde,Darıca´da doğan Osmanlı devlet adamı Seyyit
Mehmet Pertev Paşa tarafından yaptırılmıştır.
7. Çarşı Camii: Tavşancıl´ın Merkez Camii nitelindeki bu
cami çarşı içinde yer almaktadır.Minberi bulunmadığı için
sadece vakit namazlarının eda edilmesinde
kullanılmıştır.İnşa tarihi ve kimin tafından yaptırıldığı
bilinmemektedir.
Cami kare planlı,kagir olarak yapılmış olup,üzeri çatı ile
örtülmüştür.Caminin temel malzemesi taştır.
8. Sultan Hamid Camii: Halk arasında aşağı cami diye
adlandırılan bu cami,Tavşancıl beldesi´nin en eski
camilerinden biridir.Yüzyıllardan beri cemaatin Cuma ve
bayram namazları kıldığı cami kuruluş tarihi ve banisi
bilinmiyor.
|